Değer Kaybı Tazminatı Kimden Alınır?

Araç değer kaybı tahsil talebinde öncelikle gerçekleşen trafik kazasının çift taraflı olması gerekmektedir.

Çift taraflı bir trafik kazasında, kaza nedeniyle araçta meydana gelen değer kaybı, gerçek zarar içinde değerlendirilir. Bu zarardan Karayolları Trafik Kanunu gereğince hem zarar veren sürücü, hem aracın işleteni varsa bağlı olduğu teşebbüsün sahibi müştereken ve müteselsilen sorumlu olurlar.

Bunun yanı sıra aracın zorunlu mali mesuliyet sigortacısı ve aşan kısım yönünden de eğer var ise ihtiyari mali mesuliyet sigortacısı da sorumludur.

Bu genel bilgilerin yanı sıra Karayolları Trafik Kanunu’nun madde 85’de kabul edilen sorumluluk, tehlike esasına dayalı bir kusursuz sorumluluk halidir. Sorumluluk kusura dayanmadığı için, işletenle araç işleticisinin bağlı olduğu teşebbüs veya eylemlerinden sorumlu oldukları kimseler, hiçbir kusur bulunmasalar bile ortaya çıkan zarardan sorumlu olacaklardır.

Karayolları Trafik Kanunu msdde 86/1 hükmü gereğince: “İşleten veya araç işleticisinin bağlı olduğu teşebbüs sahibi, kendisinin veya eylemlerinden sorumlu tutulduğu kişilerin kusuru bulunmaksızın ve araçtaki bir bozukluk kazayı etkilemiş olmaksızın, kazanın mücbir sebepten veya zarar görenin veya üçüncü bir kişinin ağır kusurundan ileri geldiğini ispat ederse sorumluluktan kurtulur.”

Buna göre işleten, mücbir sebebin, zarar görenin veya üçüncü kişinin ağır kusuru sebebi ile illiyet bağının kesildiğini ispat edebilirse sorumluluktan kurtulabilecektir.

Araç Değer Kaybı Tahsili İçin Sorumlu Nasıl Belirlenir?

Araç değer kaybı tahsili için sorumlu olan iki taraf vardır. Bu taraflar sigorta şirketleri ve kazada kusurlu olan sürücüdür. Kanunen her sürücünün aracı için zorunlu trafik sigortası yaptırmış olması gerekmektedir. Fakat zorunlu trafik sigortası poliçesi oluşturmamış ve araç değer kaybına neden olmuş araç sahipleri meydana gelen zararı kendisi karşılamak durumundadır. Yani, araç değer kaybı tahsili sorumlusu tespit edilirken bakılacak ilk kriter, kusurlu sürücünün trafik sigorta poliçesi olup olmamasıdır. Eğer poliçe var ise araç değer kaybı tahsilinde sorumlu taraf trafik sigortası poliçesinin yapıldığı şirkettir. Bu gibi durumlarda kaza sonucu meydana gelen hasarın tahsili sigorta şirketinden yapılmalıdır.

Araç Değer Kaybı Tahsilinde İhtiyati Sigortanın Rolü Nedir?

Kasko olarak bilinen ihtiyati sigorta poliçeleri kaza durumlarında poliçenin yapıldığı aracın zararını karşılamak için yapılan poliçelerdir. Bu poliçeler ile belli kurallar çerçevesinde meydana gelen araçlarda sigorta şirketleri sigortalılarına, tazminat öderler. Bu nedenle araç değer kaybına neden olan olaylarda kasko poliçesi olan kusurlu araçların kasko poliçeleri zarar uğrayan aracın zararını karşılamazlar. Bunu yapacak olan poliçe türü, zorunlu trafik sigortası poliçesidir. Yani kasko, karşı araçtaki hasarı değil, sigortalıya ait araçtaki hasarı teminat altına almaktadır. Bazı kasko poliçeleri kasko değer kaybı teminatı olarak adlandırılan ek teminat ile araç değer kaybı hasarlarını güvence

altına alabiliyor. Bu kapsamda talebin ihtiyari sigortanın kasko değer kaybı teminatına yönelik olduğu hallerde, somut olaya göre sigorta şirketince başvuru ya reddedilmekte ya da ek güvencenin alındığı veya güvence kapsamında sayıldığı hallerde kabul edilmektedir. Buna karşın, karşı tarafın daha fazla kusurlu olduğu hallerde zararı kusurlu olan tarafın sigortasınca karşılanarak kaskonun karşıladığı hasar değer kaybı teminatını kullanmaya gerek kalmamaktadır.

Araç Değer Kaybında Sorumluluk Sahibi Olmama Kriterleri Nelerdir?

Araç değer kaybı tahsili meydana gelen kazalarda, söz konusu zarara uğramış olan araç sahibinin zararını karşılamak amacıyla talepte bulunabilmesi için kazada kusurunun bulunmaması gerekmektedir. Aksi takdirde araç değer kaybı tahsilinde sorumluluk alanında yer alır ve kusursuz tarafın zararını karşılaması gerekir. Bu kapsamda,  araç değer kaybının söz konusu olabilmesi için, kaza sonucunda hasar meydana gelen ve onarılan parçanın daha önce onarıma tabi tutulmamış olması gerekmektedir. Dolayısıyla önceden gerçekleşen bir kaza sonucunda değişen bir parçanın, kaza sonucunda tekrar değiştirilmesi yahut onarılması, araçta değer kaybına sebep olmayacaktır.

Araç Değer Kaybı Tahsilinde Sorumluluk Sahibi Olan Sigorta Şirketlerine Nasıl Başvurulur?

Araç değer kaybının meydana geldiği kazalarda, eğer kusurlu tarafın zorunlu trafik sigortası poliçesi var ise araç değer kaybı tahsili sorumluluk sahibi olan sigorta şirketinden talep edilmelidir. Bunun için öncelikle bu konuda yetkili olan bir sigorta şirketinden söz konusu zararın tazminini ortaya çıkarak bir ekspertiz raporu almak gerekmektedir. Bu raporda ekspertiz araç değer kaybı hesaplama işlemini gerçekleştirerek, tazmin edilecek miktarı belirler. Daha sonra Araç Değer Kaybında Sorumluluk 32918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu’nun 97. Maddesi gereğince, zarara uğrayan kişinin ilgili sigorta şirketine yazılı başvuru yapması gerekmektedir. Eğer sigorta şirketi araç değer kaybı yaşamış kişinin talebine 15 gün içerisinde cevap vermezse ya da olumsuz cevap verirse, Sigorta Tahkim Komisyonuna başvurulabilir ya da başvuru yapmadan dava açılabilir. Sürecin daha hızlı ilerleyebilmesi adına ilk başvuru yapılması gereken kurum her ne kadar Sigorta Tahkim Komisyonu olsa da bazen araç değer kaybı yaşamış kişiler direkt olarak mahkemeye başvurmayı tercih edebilirler. Bu gibi durumlarda, araç değer kaybı tahsilinde sorumluluk sahibi olan sigorta şirketlerine tebliğ edilen dava dilekçeleri aynı zamanda başvuru niteliği de taşımaktadır.

Dava edilen sigorta şirketlerinin, dava dilekçesinin kendilerine tebliğ olunduğu tarihten itibaren 15 gün içerisinde yazılı cevap vermesi ya da uzlaşmaya sağlayacak şekilde davacı tarafa ödeme yapması gerekmektedir. Ayrıca ilgili kanun gereğince davaya itiraz etme hakkı da bulunmaktadır. Sigorta şirketine yapılan başvuru sonucunda uyuşmazlık oluşması halinde, 01 Haziran 2015’te yürürlüğe giren Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartları düzenlemesinin C.7. hükmüne göre, “Uyuşmazlığın çözümü için Sigorta Tahkim Komisyonuna da başvurulabilir.” Tahkime başvurulması halinde tahkim komisyonunun kararına kadar dava yoluna başvurulamayacaktır. Ancak uyuşmazlık dolayısıyla tahkim yoluna başvurulmadan doğrudan dava yoluna başvurulabilecektir.